Hicr Suresini 15.ayetinde şöyle deniliyor:
"İnna nehnu nezzelna zikre ve innalehu lehafizun"
"Muhakkak biz,zikri biz indirdik ve muhakkak onun koruyucuları biziz."
DİB'nin Kuranı Kerim ve Türkçe Anlamı adlı eserde bu ayet şöyle çeviriliyor:
Doğrusu Kitabı Biz indirdik,onun koruyucusu elbette Biziz.
Hemen belirtelim ki "Biz"sözcüğündeki "B" özellilkle büyük yazılmış.Yine belirtelim ki "zikr"sözcüğü Kuranda birçok yerde geçer ve değişik anlamlar verilir.Hatta Yasin Suresinin 69.ayetinde "in hüve illa zikrün ve kuranün mübinün" denilerek "kuran" ve "zikr" sözcükleri birarada kullanılmıştır.Bu ayet DİB'in mealinde "Bu bir öğüt ve apaçık bir Kurandır"biçiminde anlamlandırılmıştır.Genel olarak da "öğüt,hatırlama"gibi anlamlarda kullanılır.Süleyman Ateş ise "zikrin" bu ayette "tevrat" "anlamında kullanıldığını söyler tefsirinde.
Bu ayet şu açıdan önemli:Kuranın Allah'tan vahyedildiği gibi günümüze geldiğinin en büyük kanıtı bu ayet.Oysa Kuranın derlenip yazıya geçirilmesi hemen bütün Kuran tarihlerinde tartışmalı ve soru işaretli bir süreç olarak anlatılır.Önce şunu belirtelim ilgili ayette doğrudan doğruya Kuranın korunmasından bahsedilmiyor."zikr"in korunmasından bahsediliyor ve "zikr"in "Kuran" anlamında olamyacağını Yasinin 69.ayeti ortaya koyuyor.
Şimdi bir derleme hikayesini aktaralım:
Prof.Dr.Muahammed Hamidullah Kuranı Kerim Tarihi adlı eserinde Kuranın bir kitaba dönüştürülmesini şöyle anlatır (Kuranı Kerim Tarihi,s.45-46):
Sözü Hz.Peygamberin özel katibi,vahiy katiplerinden Zeydübnü Sabite bırakalım;konuyla ilgili olarak Taberinin eserinde aynen şu bilgiler kayıtlı bulunmaktadır.(Tefsir-üt Taberi,1.207)
"Yemame Savaşında Resulullahın sahabilerinden mühim bir topluluk şehid düşünce Hz.Ömer,Halife Ebu Bekrin huzuruna girdi ve ona hitaben:
-Resulullahın sahabisi,pervane böceklerinin ateşe atıldıkları gibi,kendilerini ateşe attılar;bu bakımdan ben onların benzer fırsatlar ele geçirdiklerinde aynı şekilde şehid düşmekten geri durmayacaklarından endişeliyim;halbuki onlar Kuranın taşıyıcısıdırlar.Böylece Kuranı Kerim(onlarla birlikte) kaybolacak ve unutulacak.Keşke sen onu(Kuranı)bir araya getirip toplasaydın vr tedvin etseydin!
Hz.Ebu Bekir bu fikre yanaşmadı ve şöyle dedi:-Ben Resulullahın yapmadığı bir şeyi mi yapacağım?
Bu cevap üzerine kendi görüşlerini destekleyen karşılıklı deliller ileri sürdüler.Nihayet Ebu Bekir Zeydübni Sabiti çağırttı;o şöyle naklediyor:
Ben Ebu Bekirin huzuruna girdiğimde Hz.Ömerde orada hazır bulunuyordu.Bunun üzerine Hz.Ebu Bekir bana hitaben:Bu benim reddettiğim bir şeyi yapmam hususunda israr edip duruyor.Sen vahiy katibiydin;şayet sen de onunla hem fikir isen ben ikinizin dediğini yaparım.Fakat sen benim fikrimde isen ben bu işe girişmeyeceğim.
Sonra Hz.Ebu Bekir,onun dediklerini bana nakletmeye başladı ki o sırada Hz.Ömer susuyordu.Ben (de)bu fikre yanaşmadım ve şöyle dedim:
-Resulullahın yapmadığı bir şeyi mi yapacak?
İşte bu anda Hz.Ömer:
-Şayet(dediğim şekilde) yapacak olsanız,bunun size ne zararı dokunur?
dedi ve biz,bir müddet düşündükten sonra şöyle dedik:
-Vallahi bundan bize gelecek bir zarar yoktur.
Zeyd,devamla şunları söyledi:
_-Halife Ebu Bekirin emri üzerine ben (Kuranı)deri parçaları, kürek kemikleri ve hurma ağacı yaptaklarının orta damarlarının üzerine yazdım.
Bu anekdot birçok açıdan önemli ve ilginç.Önce şunu sormak gerekiyor:Ebu Bekir ve Ömer gibi peygamberin en yakınındaki iki önemli şahsiyet Hicr Suresinin 15.ayetinden haberdar değil mi?Eğer bu ayetteki anlamlandırma doğru ise Hz.Ömerin Kuran'ın kaybolmasına ilişkin böyle bir kaygısının olmaması gerekir.Hele Ebu Bekir'in cevabının mutlaka bu ayete dayalı olması gerekir.
İkincisi Zeyd'in söyledikleri.Bu anlatıma göre o zamana kadar yazılı bir metin yok.İlk kez Zeyd yazıyor kürek kemikleri vs.üzerine.Peki Zeyd'in yazdıklarından günümüze gelen bir belge var mı? Hayır.
Sizce Hicr Suresini 15.ayeti Kuran'ın Allahtan indiği gibi günümüze geldiğinin argümanı olabilir mi?Ya da Taberinin Zeyd'e mal ederek anlattığı ve devamını sonradan değerlendireceğimiz bu hikaye Kuran ayetlerini sorunsuz bir biçimde kitaplaştığının kanıtı olabilir mi?
14 Temmuz 2010 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder